Oyuncağını bekleyen bir çocuk gibi bekledi durdu onu Atatürk. Ömrünün son zamanlarında son günlerini biraz daha tebessümle,mutlulukla geçirmesini borçlu olacağı oyuncağı Savarona. Bir yattan çok daha fazlası,yüzer bir saray adeta. Gerçi yatın mazisinde de bir oyuncaklık var. İlk sahibi bu yatı 1931 yılında denize indirmiş fakat beğenmeyerek satışa çıakrmış. Ona da Türkiye Cuhuriyeti resmi yolla talip olmuş ve satın alarak devletin resmi yatı haline getirmiş. Akabinde de Atatürk'e tahsis edilmiş. Sonra da O'ndan bize kalan herşey gibi yat da bir kenara atılmış. Neden sonra "aaa satalım ya biz bunu da" döneminde yat da o ara satılmış Kahraman Sadıkoğlu'na. O da bu yatı kişisel işleri için yeniden onarmış ve kullanmaya başlamış. Bu kişisel kullanımlarına da kumar partilerini de eklediğini hatırlamak da yarar var...
1989'da satın alınıyor gemi ve yaklaşık 20 yıl kadar Sadıkoğlu'nda kalıyor. O da hem yatın anısını yaşatmak hem de masrafını çıkartmak için yatı zaman zaman kiralıyor cüzi bir rakama. O kiralamalar da sonuçsuz kalınca yatı satacağı haberleri çıkıyor basında. Bu haberler yapılırken her ne kadar "bunu devlet alsın müze yapsın yoksa harcanır" dese de kimse oralı olmuyor ve hatta "ulan bugün yatı satan yarın ülkeyi de satar" denilerek sahibine karşı kamuoyunda bir tepki çıkıveriyor amansız...
Yatı Ruslara satmakta buluyor çareyi sonunda Sadıkoğlu. Sonra da masraflarını çıkarmanın da rahatlığıyla dümenini başka rotaya kırıyor. Yeni sahiplerinin de o gemi de fuhuş yaptıkları haberleriyle yeniden gündeme geldi son iki üç gündür. Yeniden Ata'mızın yatı oluverdi bu sefer karalamalar Kültür ve Turizm Bakanlığı'na geldi. "Evet dendi böyle oldu"larla "devlet el atsın"lar havada çarpıştı. Kısaca her kafadan bir ses çıktı ve sonunda yatı Kültür Bakanlığı alacağını açıkladı. O açıklama gelene kadar da şurdan şu olursa burdan bu gelirse şeklinde bürokratik cümlelerle laf kalabalığı yaratıldı. Şu anda yat demir attı yalnızlığına ve devletin ona ne yapacağını bekliyor...
Bu kadar olup bitenden sonra kim suçlu? Daha 1989'da satılmasına göz yuman o zamanki hükümet mi? O zamanlar müze veya eğitim amaçlı kullanıldığı halde elden çıkaran Deniz Kuvvetleri mi? Parası olduğu için bunu satın alan işadamı mı? Özel mülkiyeti olduğu için içinde 20 yıldır istediğini yapan mı? Parasız kaldığı için satmak zorunda kalan mı? Bunu alın çağrısına kulak asmayan devlet mi? Satın alan ve içinde istediklerini yapan ruslar mı? Ki kimse de karışamaz artık alan almış satan satmışsa. Yıllar sonra fuhuş haberleri çıkınca yatı "Ata'nın yatı" yapan basın mı? Yıllardır sesini çıkarmayan ama birden galeyana gelen halk mı? Hep "bakan" ama şimdi mecburen olaya el atan bakanlar mı? Yoksa herşeyi abartan bizler mi?
Savarona,dili olsa da konuşsa...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder